Mert Can Karaoğlu

3.Günün ardından…

3.Günün ardından…

Merhabalar, bugün MYO’nun 3. gününü geride bıraktık. Bugün de geçen diğer 2 gün gibi dolu dolu ve bir o kadar da heyecanlı geçti. Neler mi yaptık 🙂 iste bugünün özeti

Sabah her zamanki gibi, Mustafa Kasap’ın 5dk’lık Günaydın temalı konuşmasının ardından sahneyi, MSP’likten yetişmiş, Imagine Cup’ta dereceye girmiş, işi konusunda çok bilgili olan İbrahim Kıvanç‘a bıraktı. Bakalım Sn. Kıvanç bugün nelerden bahsetmiş.

İbrahim Kıvanç

BurakKivanc

Konuşmasına akademik kariyerinden başlayan Sn. Kıvanç Bey, “Ben de aranızdaki başka arkadaşlar gibi eskiden MSP’ydim Amerika’daki Imagine Cup’a katıldım ve oradaki tanıştığım arkadaşlarımla finalist olarak ayrıldım” dedi. Konuşmanın sonlarına doğru uygulama geliştirme konusunda Popülerlik durumunun biraz şans birazda tecrübe olduğundan bahsetti. Bunlara örnek verecek olursak android deki, yanlış hatırlamıyor isem “Yo” uygulaması ile üzerine psikologların çokça çalıştığı “acaba insanlar oyuna nasıl para öder” teması yüksek olan bir diğer uygulama olan Candy Crush’tı. Sn. Kıvanç Bey’in konuşmasının ardından. Sahneyi  Microsoft Sharepoint & Dynamics Ümit Bilen‘e bıraktı.

Ümit Bilen

umit_bilen

Sn. Bilen konuşmasında birçok insanın bilmediği ama aslında çarpıcı olan gerçeklerden bahsetti. Bunların bazılarını şu şekilde sıralayabilirim,

  • Mobilite
  • Bulut
  • Big Data
  • CRM -> Microsoft Dynamic CRM

Bu maddelere tek tek değinecek olursak,konuşmasında farklı olarak Bulut ile Big Data ve CRM ile Mobilite  konularını birleştirdi. Ilk olarak Big Data’nın bulut teknolojisi ile olan bağlarını anlattı, Big Data nedir?ne için kullanılır? sorularına şu şekilde yanıt verdi; Big Data binlerce belki milyonlarca insanın, Marketten düzenli olarak ne aldığından, internette hangi sitelere girdiğine, sosyal paylaşım platformlarında ki günlük psikolojisine kadar bir çok veriyi değerlendirip ortaya çok güzel sonuçlar çıkartan bir sistem(tabiki kötü amaçlar için kullanılmaz ise).Peki Big Data’daki bu kadar bilgi ile ne yapılacak? sorusunun da çok güzel bir örneği var. Big Data ile siz, dükkanınıza gelen bir müşterinin ne alacağını bilerek onun alacaklarını önceden hazırlayıp isteklerini çok kısa bir sürede teslim edebilirsiniz. Buna diğer bir örnek olarak her sabah bakkala ekmek almaya gelen bir çocuk düşünün ve bu çocuk 2-3 gün üst üste gelmediğini düşünün, bu durumda kafanızda birkaç düşünce belirir değil mi?Bunlara bakacak olursak;

  • Çocuk hasta olmuş olabilir
  • Aile tatile gitmiş olabilir
  • vs. vs.

Şimdi ilk aşamada elimizde bu bilgiler var. Peki bu 2-3 gün içerisinde sizin bakkalınıza onun ailesinden kimsenin gelmediğini fark ettiğinizde, elimizdeki bu 2 ihtimal kaça düşecek. Aile tatile gitmiş kavramı kafamızda oluşacak. Ardından bizim bakkalımız ne yapıyor dersiniz? Ailenin 1 hafta sonra geldiğini fark edince, bir aile’nin tatilden geldiğinde evde eksik olabileceklerin listesini çıkartıyor ve onlar bu bakkal alış verişe gelmeden bu listedekileri(Süt, çikolata, ekmek, yoğurt vb.gibi) hazırlayıp bi yere koyuyor. Ardından aile geldiğinde bakkaldan bazı şeyleri istediğinde, bakkal bunları daha önceden hazırladığı için müşteri hemen işini bitirip çıkıyor. Peki bu durumdan kimler memnun? 🙂 Bakkal boş zamanını kullandı, müşteri ise istediklerine çok kısa bir sürede ulaştı. Herkes için gayet güzel ve kullanışlı bir sistem. Şimdi birde bunu Facebook’a göre uyarlayalım. Aile’nin tatil’e gittiğini duyan Facebook, aileden birisi Facebook’una girdiğinde onlara o bölgedeki eğlence mekanlarının reklamını göstere bilir gibi bir örnek verebiliriz.

İkinci olarak ise; Mobilite ve CRM’i birleştirdi demiştik. Artık günümüz 2014’ünde bildiğiniz gibi ceo’ların, Müdürlerin vs. fazla zamanı olmuyor ve işyeri hakkındaki bilgiler için saatlerini harcamak yerine bir yazılım firmasına kendilerine uygun CRM yazılımı yazdırıp, buna bütün fırmayı dahil ediyorlardı. Bu sistemde, tezgahta çalışan elemandan, satış müdürünün iş bilgisine, muhasebedeki fatura bilgilerinden, müşterilerin geri dönüşlerine uzanan kocaman bir sistem(CRM). Bu iş bu zamanlara kadar sadece bir firmanın bir yazılım firması ile aylar belki yıllarca çalışması sonucu ortaya çıkıyordu ama artık son yıllarda kendini geliştiren Microsoft, Microsoft Dynamic CRM projesiyle firmalara bir çözüm oldu. Bu sistem ile artık firmalar bu ortak CRM yazılımını kendilerine göre şekillendirip çok daha kısa sürede şirketlerine CRM teknolojisini kazandırır oldu 🙂

 

Ve gelelim bir diğer seansa, Microsoft’un çözüm ortaklarından olan Ismail Tutumluer ve Mehmet Nuri Can‘ı dinledik. Bu seansta bir önceki paragrafta bahsettiğim Microsoft Dynamic CRM’in kullanımını anlattılar.

Ismail Tutumluer ve Mehmet Nuri Can

20140806_134851

Bu seansın da ardından, Hande Kayadeniz Torkan MVP programını bizlere tanıttı. Dünyada 3983 tane MVP olmasına karşın, Türkiye’de sadece 29 tane olduğunu belirtti ve MVP programı hakkında detaylı bilgilere değindi.

Hande Kayadeniz Torkan

20140806_150531

Şimdi de gelelim son seans’a, ki bu benim en çok keyif aldığım seanstı 🙂 .Özyeğin Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Reha Civanlar sahneye geçti. Kendisi genç yaşlarında Amerika’da, dünyada hiçbir yerde olmayan kapsamlı bir laboratuvarda, oradaki arkadaşlarıyla internet sistemini geliştirmiş, gelişimine katkıda bulunmuş. O zamanki yıllardan sürekli alıntılar yapan Sn. Reha, “biz internet’i akademik iletişimler için geliştirdik, bu denli büyüyeceğini ve hacking olaylarının bu kadar fazla olacağını kestiremedik” sözlerini kullandı. Benim görüşüm bu düşüncenin tamamen aksi tarafında. Yani şu yönde düşünüyorum, internetin gelişiminde 100’lerce belki 1000’lerce insan çalıştı ve bu proje o zamanda çığır açan bir proje olduğundan üzerine bi hayli kafa yorulmuştur. Kendimi düşünüyorum, internetin gelişimi projesi benim için benim bir çocuğum gibi olurdu herhalde, yatarken aklımda kalkerken aklımda ve herkes çocuğunun gelişimini, ilerisini düşündüğünü düşünüyorum. O zaman da ben şu soruyu sorarım. İleride bunun kötü amaçla kullanılabileceğinizi aranızdan kimse mi düşünmedi? ve buna kendimce bir cevap var. Günümüzde Sanal ortamdan milyar dolarlarca para kazanılıyor. Bunların büyük bir kısmı ise Security yani “Güvenlik” kısmına yatırılan paralar. Kim bu sektörün başlamadan bitmesini isterki. Neyse bu da ayrı bir makale hatta kitap konusu, onun için fazla uzatmayayım yoksa bu 3.Gün makalesi bitmez 🙂

Prof. Dr. Reha Civanlar 

Dr.Sn.Reha

Son olarak Sn.Reha Bey’in konuşmasından sonra mikrofonu Mustafa Kasap aldı ve gün sonu konuşmasının ardından, MYO’nun 3.Günüde sona ermiş oldu. Şimdilik bu makalenin sonuna geldik bir başka makalede görüşmek üzere,esen kalın efem…

*MYO: Microsoft Yaz Okulu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir