Mert Can Karaoğlu

10.Gün ve 2.Haftaya Elveda

10.Gün ve 2.Haftaya Elveda

Merhabalar, bu haftayı da çok güzel bir şekilde bitirdik. Gerçekten Mustafa hocanın emeği çok büyük. Bizler için bu denli çalışmasına karşılık, ben kendi adıma, elimden gelen her şeyi yapıyorum. Bugün ki yazımda, konuşmacılar ile ilgili olaylara bakmadan önce biraz kendi tarafımdan gelişen olaylardan bahsedeyim. Bugün büyük bir adım attım, ne adımı diyecek olursak. Dün aklıma bir fikir geldi, bu kadar insanla bir aradayız ve bu insanlar Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelmişler. Hepsi mükemmel, hepsi cana yakın insanlar ve kendi kendime şunu demiş bulundum, “ben bu Türkiyen’in her yerinden gelmiş değerli insanlarla bir şeyler yapmalıyım. Çünkü herkesin içinde umut vereceği belki de geleceğini bağlayacağı bir nokta var ve herkes bu noktayı arıyor.” Sn. Osman Çokakoğlu’nun da dediği gibi herkes bi App yapayım, patlasın gitsin bende köşeyi dönerim havasında. Açıkçası bende de böyle bir hava yok değil. Neyse bunun üzerine kafamda şöyle bir fikir oluştu. Türkiye’nin çeşitli yerlerindeki bu insanları bir projeye bağlarsam ve bir topluluk oluşturursam, bu toplulukla da bir şeyler yapmaya başlarsak, çeşitli yerlerden çok büyük kitlelere ulaşmış oluruz ve bu yönde bir proje nasıl olur sorusuna cevap arıyorken buldum kendimi. Türkiye bilişim dünyasının, neresi hangi yönleri eksik derken birden aklıma Türkiye’de hiçbir Azure Topluluğu olmadığını farkettim ve bu yönde yapılacak olan bir çalışma kafama baya bi yattı. Bunun üzerine C# konusunda bilgili, Azure’a ilgisi olan kişilere tek tek aklımdakini açtım. Açıkçası bu kadar ilgi uyandıracağını tahmin etmiyordum ama gördüm ki fikrimi açtığım insanlarda benim görüşüm doğrultusunda bana katıldılar. Yaklaşık 11-12 kişi ile konuştum, şuanda 10 kişi yola devam etmeye karar kıldık. Bu arkadaşlar Türkiye’nin çeşitli yerlerinden Edirne, İzmir, Ankara, İstanbul, Erzurum, Çanakkale,,, derken liste göze hitap etmeye başladı. Şimdi gelelim bugün asıl ne oldu. Projeye benim gibi gönül koyan arkadaşlarla gün sonunda binadan ayrılmadan küçük bir toplantı gerçekleşirtirdik. Toplantı sonucunda şu yönde ilerleyeceğimize karar kıldık. Azure, Türkiye’de fazla bilinmeyen bir konu ve bizde bunu kullanıp diğer insanlara bunu nasıl kullanacaklarını öğretmek istiyoruz vizyonuyla yola başlayıp, bir web sitesi adı altında projeye gönül koyan herkes, belli sürelerde siteye Azure ile alakalı belli bir makale yayınlayacak ve imkanı olanlar  6 yada 12 ayda bir de bulunduğu çevrede bir konferans verecek. Bu hedeflerimizi gerçekleştirebilir miyiz sorusunu kendime hep soruyorum ve gerçekten bu soruyu sorduğumda mutlu oluyorum. Çünkü bu ekip gerçekten sıcak. Sıcak dememdeki niyeti anladınız sanırım 🙂

54-Windows-Azure-2

 

Şimdi gelelim bugün yaz okulunda hangi konferanslar gerçekleşti. Sabah ilk seansta konuk olan eski Microsoft Yaz Okulu öğrencilerinden ve Teknoloji Çözümleri Merkezi’nden(TCM) Sn. Osman Çokakoğlu. Sn. Çokakoğlu, bizlere aslında Türkiye’deki bir çok kişi tarafından bilinmeyen bir iş dalından bahsetti. Bu işin amacını örnekleyerek kısaca anlatayım. Diyelimki siz Avea, Arçelik gibi büyük bir firmasınız ve her departmanınız BT tarafında farklı bir database kullanıyor, bir departman msSQL, bir departman Oracle kullanıyor fazedelim. Şimdi siz şirket olarak bütün departmanları kapsayan istatistik sonuçlarını kendi ekranınızda görmek istiyorsunuz. Böyle bir durumda bütün DB’lere ayrı ayrı bağlanıp verileri sorgulayıp birtakım işlemlerden sonra bir sonuç çıkartıyorsunuz ama bunu milyon satırlı tablolarda çalışarak yaptığınızda işlem saatleri alabilir. Bunun en kısa süreye getirmeyi amaçlayan bir iş bu. Yapılan sistem şu yönde çalışıyor. Siz diğer DB’leri tek bir msSQL DB’de topluyorsunuz ve msSQL’in Analiz eklentisi ile bu verileri istediğiniz şekilde düzenliyorsunuz, bu veriler sorgunun ardından silinmiyor. Bu şekilde siz, istatistikleri görmek istediğinde 1 tık ile çok kısa sürede istediğiniz verilere ulaşması mümkün kılınıyor. İşlemleri çok kısa özetledim çünkü bu eğitim bizim neredeyse bütün günümüzü aldı ve daha bitmedi 😀

Osman Çokakoğlu

osmancokakoglu

 

İkinci oturuma gelirsek, Microsoft Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Muhterem Yavaş bizlere bir konferans verdi. Kendisine ayrılan süre boyunca, pazarlama, koçluk gibi terimlerin üzerinde yoğunlaşan Sn. Yavaş. Konuşmasına bir öğrencinin “Kendi uygulamamızı nasıl pazarlarız?” soruna yanıt vererek başladı. Sn. Yavaş bunun bir çok yolu var ama en önemlisi, uygulamanızın diğer benzer uygulamalardan farklı olması yada onların eksik kalan yerlerinin giderilmesi gibi artılar taşımalı yorumunda bulundu. Ardından konuyu koçluk kelimesine yoğunlaştıran Sn. Yavaş koçların nasıl olması gerektiğinden, neler yapması nasıl yönlendirmesi konularını kapsayacak bir konuşma yaptı ve kendisine ayrılan süreyi de güzel bir şekilde tamamladı.

Muhterem Yavaş

20140815_114903

 

Sn. Yavaş’ın ardından, Zaman Gazetesi Teknoloji Yazarı Deniz Ergürel sahneye geçti. Sn. Ergürel, yeni medya adlı konuşmasından bahsederken sıklıkla firmalardan örnek verdi. Yıllardır kullanılan birçok yapının artık ortadan kalktığından ve bunların benzerlerinin sanal ortamda oluştuğundan bahsetti. Bunlara bir örnek vermek gerekirse, 2012 yılında batan dünyaca ünlü Kodak firmasının bu durumu yaşarken, İnstagramın kurulması ve kısa bir zamanda bütün dünyaya yayılması örneği gayet yerinde bir örnek olacaktır. Ardından şu örneği veren Sn. Ergürel,”eskiden mektuplar vardı, şimdi onlar Email ile yer değiştirdi ve bu Email’lerin bazılarıda anlık mesajlaşma olarak What’s App ‘ta kullanılıyor” yorumunda bulundu. Konuşmasını bitirmeden önce küçük bir tavsiye veren Sn. Ergürel şu sözleri söyledi “paylaşım yaparken dikkat edin, bi anlık hislerinizle kötü içerikli şeyler paylaşmayın çünkü ileride karşınıza çıkabilir” söyleminde bulundu.

Deniz Ergürel

20140815_163055

 

Bugünlükte makalemizin sonuna gelmiş bulunuyoruz. Diğer makalelerde görüşmek üzere esen kalın efendim 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir